Jun
24

HAMLET MAKİNESİ (HEİNER MÜLLER)

Posted by vetiyatro  //  Oyun  //  Comments Off

Çeviren: Nihal G. Koldaş

Ben Hamlet’tim kıyıda durup sahile çarpıp parçalanan köpüklü dalgalarla gevezelik ediyordum. Ardımda Avrupa’nın yıkıntıları. Çalan çanlar devlet töreninin habercisiydi, cenaze devlet töreniyle kalkacaktı, katil ve ölünün dul karısı bir ikili oluşturuyorlardı, meclis üyeleri yüksek rütbeli cesedin tabutunun ardında kaz adımlarıyla ilerliyorlar, yüzlerine acemice boyanmış acılarıyla haykırıyorlardı. CENAZE ARABASINDAKİ BU CESET KİMİN. GÖKLERE YÜKSELEN BU FERYAT VE ÇIĞLIKLAR KİM İÇİN. BİR DEVLET BÜYÜĞÜNÜN CESEDİ BU, SADAKA DAĞITICISININ onun marifeti olan devlet mekanizmasının yarattığı yığınların oluşturduğu yoldan ilerliyor. O YALNIZCA HERKESTEN HERŞEYİ ALAN BİR İNSANDI. Cenaze yürüyüşünü durdurdum. Tabutun kapağını kılıcımla kaldırdım. Kılıcımın sapı kırıldı. Olsun. Ucu kırık kılıcımda iş görüyordu ve şimdi bir ölü olan yaratıcımı parçalara ayırdım ve etraftaki yoksul insanlara dağıttım. ET ETİN YAKINLIĞINI İSTİYOR. Etrafıma doluşmuş olan obur serserilerle birlikte onun hesabını gördüm. Yas yerini coşkuya, coşkuda yerini ağız şapırtılarına bıraktı, bomboş tabutun tepesinde katil dulun üstüne bindi. SANA YARDIM EDEYİM AMCA BACAKLARINI AÇ ANNE. Yere toprağa uzandım ve kokuşma ve çürümeyle uygun adım ilerleyen dünyadan yükselen sesleri dinledim. BEN İYİ YÜREKLİ HAMLET’İM BANA ACI DUYMAK İÇİN BİR NEDEN VERİN. GERÇEK BİR ACI DUYMAK İÇİN TÜM DÜNYAYI FEDA EDEBİLİRİM. III. RICHARD BEN PRENS ÖLDÜREN KRAL. EY HALKIM AMA BEN SİZE NE YAPTIM. HERKESTEN AĞIR ŞU BEYNİMİ BİR KAMBUR GİBİ TAŞIYORUM. KOMÜNİZMİN BAHARINDA İKİ NUMARALI SOYTARI. BU UMUT ÇAĞINDA ÇÜRÜMÜŞ OLAN BİR ŞEYLER VAR. GELİN YERYÜZÜNÜ DEŞELİM VE ONU AYA DOĞRU ÜFLEYELİM. İşte beni ben yapan hayalet geliyor. Balta hala kafasına saplı. Şapkanı çıkarma, biliyorum kafanda çok fazla delik var. Etten ve kemikten olduğun zamanlarda anamın bir delikten yoksun olmasını isterdim. Ben varlığımdan vazgeçebilirdim. Kadınların delikleri tümden dikilip kapatılmalı. Burası anaların olmadığı bir dünya olmalı. O zaman birbirimizi sessizce huzur içinde boğazlayabiliriz ve birazda güvenle… Hayat bize fazla uzun göründüğünde ve boğazlarımız çığlıklarımıza dar geldiğinde güvenle yok ederiz birbirimizi. Benden ne istiyorsun. Bir devlet töreni yetmedi mi sana. Seni ihtiyar asalak seni. Senin ayaklarında hiç mi kan yok. Senin cesedinden bana ne. Dua etki baltanın sapı dışarıda. Belki cennete gidersin. Ne bekliyorsun. Bütün horozlar boğazlandı. Yarın sabah olmayacak. İptal edildi. BEN DE GELENEKLERE UYMAK ÜZRE BULDUĞUM EN YAKIN YA DA İKİNCİ EN İYİ ETE ELDE ETMEK İÇİN ONU ÇÜNKÜ DÜNYA DÖNÜYOR. BİR DEMİR PARÇASI MI SAPLAMALIYIM TANRIM BİR MEYHANE TABURESİNDEN DÜŞERKEN KIR BOYNUMU BENİM. Horatio girer. Sabah bomboş bir gökyüzü ile perdelenmiş olduğu için düşüncelerimin kanla böylesine dolu oluşundan duyduğum güvenle ÇOK GEÇ KALDIN ARKADAŞIM. SANA ÖDEME YAPILMAYACAK. BU BENİM TRAJEDİM. BURADA SANA GÖRE ROL YOK. Horatio beni tanıyor musun? Benim dostum musun Horatio. Beni tanıyorsan eğer, dostum olabilir misin? Kızı güzel Ophelia ile yatmak isteyen Polonius’u mu oynamak istersin yoksa. İşte şimdi de Ophelia giriyor sahneye. Hem de doğru replikte. Bak kalçalarını nasıl sallıyor. Trajik bir karakter.

Horatiopolonius. Senin bir oyuncu olduğunu biliyordum. Bende öyleyim. Ben Hamlet’i oynuyorum. Danimarka bir cezaevi. İkimizin arasında bir duvar yükseliyor. Bak o duvarda ne büyüyor. Polonius çıkar. Anam, gelin olan annem. Memeleri bir gül yatağı, rahmi yılan yuvası. Repliklerini unuttun mu yoksa anne. Ben sana hatırlatacağım.

Hamlet Makinası


Comments are closed.

Arşiv

Arama